GRUP Yorum, Türkiye’nin en ödünsüz, en politik, en devrimci, en enternasyonalci, en uzlaşmaz, en inatçı, en ısrarcı, en belalı müzik grubu...
İnönü Stadı’nı hınca hınç dolduranlar, işte böyle bir grubu dinlemeye geldiler.
Şehrin kenar semtlerinden otobüslerle gelip stadı dolduranlara bakınca ister istemez şunu düşündüm:
İstanbul’da ne kadar çok sosyalist solcu varmış!
Yedinci başkan, “altı ok” zincirini kırmazsa “iktidar koşusu”nda zorlanabilir…
Halkçı Kemal, sessiz güç Kemal, Gandi Kemal, devrimci Kemal… Sloganlar güzel, yakıştırmalar yerinde olabilir. Üstelik bunlar Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni genel başkanı olduğu partinin 80 yıllık ilkelerine de uyuyor.
Almanya’da birisini Hitler’e benzetmek yasalar önünde suçtur ve ağır yaptırımları vardır.
Adolf Hitler- İsmet İnönü karşılaştırması yapmak ve birbirlerine hiç benzemediklerini anlatmak için uzun uzun gerekçeler sıralamak saçma olur.
Baykal “Ben olsam darbe planlarıyla ilgisi varsa hemen Genelkurmay Başkanı’nı görevden alırdım” diyor.
Özal da 12 Eylül’den hemen önce askerler muhtıra kıvamında bir mektup verdiklerinde Demirel’e ne dediğini Mehmet Barlas’a (“Turgut Özal’ın Anıları”, Sabah Kitapları, 1994) şöyle açıklamıştı: